Bin dokuzyüz otuzaltı yılında
Yanılıp Dünya'ya gelivermişim
Gelmişim de sanki iyi mi etmişim
Annem ölmüş öksüz kalıvermişim
Çocukluğum baştan başa bir roman
Hiç eksik olmadı başımdan duman
Yokluk yaman gurbet yaman el yaman
Cefa deryasına dalıvermişim
Askerliğe kadar hep böyle geçti
Hayat benim ile hep dalga geçti
Ben kovdukça talih hep benden kaçtı
Arkasından bakıp kalıvermişim
Asker oldum şerefimle şanımla
Vatanıma adadığım canımla
Arkadaşlarımla kumandanımla
Baba bilip kardeş oluvermişim
Asker iken gördüm talim terbiye
Marş söyledim Dumlupınar Harbiye
Ben de bir gün veda ettim orduya
Çünkü teskeremi alıvermişim
Yeniden Dünya'nın derdine düştüm
Kaçan talihimin ardına düştüm
Bir huri meleğin yurduna düştüm
Eğlenip orada kalıvermişim
Yarin memleketi gurbet dediler
Senin çekticeğin hasret dediler
Ne yapayım dedim sabret dediler
Sabırla murada erivermişim
O gün bu gündür evli barklıyız
Kırık dümen birde bozuk çarklıyız
İç güveyisinden biraz farklıyız
Halimize razı oluvermişiz
Hacahmet yaş artık otuza bastı
Bilinmez ömrümüz daha kaç yaştı
Bir gün ömür kuşu kafesten uçtu
O zamanda dersin ölüvermişim
3.2.1966 / İzmir
